Profil von AhmetA Space OdysseyFotosBlogListen Extras Hilfe
Es wurden noch keine Listenelemente hinzugefügt.
05 Dezember

game over...

ahanda modaya uydum... http://ahmetzehir.blogspot.com/ artik burdayim... myspace'e bidaha bisey yazarsamda serefsizim...
 
ahmet z.
31 Oktober

mephise bir iki

sonra bu hafta sonuda memphisdeydik. normalde new orleansta yapilan voodoo festivalinin bu sene ikinci gununu memphiste yaptilar (www.voodoo2005.com)  bizde gidelim dedik. super insanlar geliodu (him, nin, mindless self indulgence, cake, newyork dolls...) neyse ucuz olsun die biz otobusle gidip trenle donelim dedik.
 
otobus macerasi yine sabahin 6.30nda basliodu. benim gece 130dan sonra telefonumu kesmisler (uzun hikaye) tabi ben bundan habersiz bi sekilde birlikte gitceemiz arkadasi caldiriyorum (meger ikinci calistan sonra mesaj cikiomus senin telefonu kestik biz die ama ben bi kere caldirip kapatiodum uyandirmiyim die) sonra saat 6da be sefer ariyim dedim, aradim ve gordum gunumu. hemen evden ciktim sabahin 615inde jetonlu telefon ariyorum. neyse buldum. bu arada arkadasta benden haber alamayinca biletleri almaya gitmis. neyse ben hemen metroya atladim, bi sekilde bulustuk ve son dakka golu olarak otobuste yerimizi aldik. ama tabi macera burda bitti diyosaniz yaniliyosunuz. burdaki otobuslerde yer numarasi yok, once gelen istedigi yere oturuyor. yiyecek, icecek servisi? hak getire. zaten otobusler bizim turkiyede servis amacli kullandigimiz cinsten (nerde o deri koltuklu boss otobusleri) neyse 5 saat surecek olan yolculukta toplam bes kere mola verdik. ucuncu molayi mcdonalds'ta verdik. evet mcdonalds. gittik aldik hamburgerleri, herkes arabada yedi. komikti...
 
neyse memphiste gecen super iki gun sonunda geri donme zamani geldi. bizim tren gece 10.40ta idi, bize bileti alirken 10dan once burda olun demislerdi. biz tabiiki 10da ciktik konser yerinden. 1015 gibi ordaydik. YINE kosarak trene attik kendimizi. bu noktada takdiretmek istiyorum amerikanin trenlerini. iki katli tren hic gormemistim ben. sonra koltuklarini yatirinca altindan ayak dinlendirme vidi vidisi cikanini hic gormemistim. biz tam oha simdi ustumuzu ortucekler derken adam bize yastik getirdi, eh biz koptuk... neyse sakin gecen tren yolculugu st. louisde degil, carbondale, IL'de bitti. ordan otobusle bizi st. louise gotureceklerdi (en azindan bilette ogle yaziyodu). bu sefer otobus yerine minivan ile karsilastik. 9 kisi st. louise gitcekmis. minivanda tam 9 kisilik. biz zaten hava cok soguk die iceri daldik hemen. insanlar valizlarini koydular yerlestiler. eh bizim yanimiza obez biri dustu. (dioduk zaten once iceri girdik die basimiza bisey gelecek)(hayir obez insanlarla bi sorunum yok okuyunuz...). neyse sikis tikis yerlestik. yola ciktik. radyoda 50lerin muzigi caliyodu. bizim yandaki eleman dedi bu istasyonu seviyomusun? bende baktim ne diyosun ya gibisinden. dedim yok valla yeniyim bende bu ise. bi kac kisiye daha sorduktan sonra sofor amcaya radyoyu kapatsana uyuyacaz biz dedi. demez olaydi. sofor kapamiycam dedi, va basladilar kavgaya. en son sofor "shut your fucking mouth, or i'll drop your ass off to the police station"dedi (meali:ceneni kapa yoksa polis istasyonuna goturecem seni gibi - terbiyeli versiyonu) adami bunun uzerine susturdular. biz kala kaldik,. zaten donuyoz bi taraftan. neyse bes dakka gecmedi, yanimdaki islik calmaya basladi, radyoya eslik falan edio. bi taraftan sofor radyonun sesini acti. allahim uyu uyuyabilirsen (saat sabahin 4u bu arada). yine susturdular adami...(ki arkadasi olarak dusundugum insan inince hallederiz falan demeye basladi). bi saat sonra adam beni uyandirdi, elince tren sirketinin brosuru, burda musteri hizmetleri numarasi goruyomusun dedi. dedim uyuyodum ama bi bakiim. goremedim dedim. neyse buldu bi numara kendisi, aradi ve soforu sikayet etti. sonu noldu bilmiom bu ikisinin ama ben tovbe ettim ne otobus ne tren, en guzeli ucak digerek....
 

bi blog fiyatina iki tane

bayadir yazmadigimi farkettim. ayip olmus, okuyanim cok, ozletmisimdir kendimi dedim...
 
gecen hafta sonu new orleanstaydim. sabah 6.30da olan ucagi kacirmamak icin uyumadim hic. ciidemde aynisini yapmis ama biz bisekilde ucagi kacirdik. sonra bizi baska bi ucaga koydular, yarim saatlik bi arastirma sonrasi. ama denver aktarmali olan ucusta yedek listesindeydik ve denverde geceleme ihtimali vardi. neyseki son dakkada yer kaldi ucakta ve biz new orleansa gittik. tam kapidan gircem, farkettimki anahtarlarimi st. louisde unutmusum. neyseki baris yamindaydi ve ona katrinadan kacarken evin yedek anahtarlarini vermisim. o acti kapiyi falan. eh sirf evimi gomek icin gittigim yere olan yolculukta anahtarlarimi nasil unuttugumu sormayin...
 
new orleansin durumu ise gittiginiz yere gore degisiyor. su baskini ile karsilasan alanlar cidden yasanamaz durumda. ama benim eviminde icinde bulundugu uptown kismi gayet iyi durumda. benim evimde hasar yoktu. french quarter eskisi gibi sadece daha az kalabalik idi. hatta pazar gunu arkadaslarla barda hasret giderirken, 10 kadar fayton gecti sokaktan. icindekiler giymis kostumleri boncuk atiyodu etraftakilere. hersey ayni gibiydi. superdi...
 
buzdolabimi temizlemedim. bi kere actim cok cirkin gozukuodu, kapadim. belki ev sahibim degistirir diyorum. bakalim gorucez...
08 Oktober

iyi haberler

sooleki ben biletimi aldim new orleansa gidiyorum bu ayin 22sinde. eh buda demekki pasaportumu alicam (uc kisi gidiyoruz birimizden birimiz hatirlar mutlak). bu da demekki ben coook buyuk ihtimal ile yilbasi doneminde turkiyedeyim. 31 araligi ankarada gecirmek gibi planlarim var. goruselim sevgili okuyucu
 
ahmet z.
14 September

St. Louis hatirasi

Tam iki hafta sonra, yine bir firsatini buldum yazmak icin. Evet basliktianda anlayacaginiz uzere ben St. Louis, MO'dayim su anda. Niyeki diyenler icin kisaca aciklayayim. Benim patron napalim napalim diye dusunurken, ustun fikir bulma yetenegi ile dediki "biz washington university in st. louis'de gecici bi lab acalim. orda benim kankalar var, onlar bize yardim ederler" eh bizede peki demek kaldi. ilk basta bize yurttan yer ayarladilar ama her katta sadece iki dus oldugunu gorunce bende ev tuttum. yani buraya yolu dusen olursa beklerim. simdilik ocak ayina kadar burdayiz. reha'nin arkadaslarinin lablarinda deney yapacagiz. aslinda sukretmek gerekiyor belkide ama ben edemiyorum. cok mutlu oldugum soylenemez. sevmedim bu st. louis'i. gerci new orleanstan sonra sevilecek new york vardir herhalde burda.
neyse boyle iste. bi sure burdayiz. her ne kadar benim bizim burda kalici olacagimiz gibisinden bir his olsada ben dusunmek istemiyorum bu olasiligi. bakalim gorucez. en azindan en kisa surede pasportuma ulasabilirsem (ekim basinda bi new orleans turu yapma ihtimalimiz var) aralik ortasinda turkiye turu yapabilecem. turkiyenin dort bir yanindaki hayranlarimla bulusup onlari mutlu edebilecegim...
gorusmek uzere sevgili okur.
 
Ahmet Z.
01 September

houston'a dogru

eveeet nerden basliyalim acaba...
 
yarin itibari ile tampa ziyaretim bitiyor. houston'a ucuyorum. diger turklerin yanina. asil amacim turkiyeye gitmek ama ben evden kacarken bizim katrina kategori 3 oldugundan ben boole gayet saf bi sekiolde nasilsa sali gunu doneriz modundaydim ve ne pasaportumu nede i20 formumu yanima aldim. bu yuzden yeni pasaport cikartmam gerekio ustune bide vize sorunlari. bakalim hersey hallolabilir gibi gozukosa ben turkiyedeyim bi nerden baksaniz 3 ay kadar. az once bizim grad. scholl student komite baskani ile gorustum " en kotu ocak aynida kadar okulu acariz" dedi. yani bi sure turkiyede kalicam, tabi isin basinda adim atablirsem turkiye sinirlari icine...
 
new orleans ile ilgili haberleri artik izleyemiyorum. durum icler acisi. sehrin 80%i hala sular altinda. artik golden su akmio sehre ama ne setler tamnir edildigi icin ne de elektrik olmadigi icin hala sular altinda sehir. ben evimin guvende oldugunu ogrendim bu arada. benim yan kapi komsum capon kardes firitnayi evde gecirmis ve bi kac gun once houstona barislarin yaninda gitmis. o demis bizim apartman saglam die. yani mutluyum en azindan x-boxum saglam.
 
bakalim yarindan itibaren konsolosluk ve INS arasinda orgu orucem.  su is bi hallolsun direk kusadasinda tatil hakkimi kullanmak istiyorum (ufuk hala ordasin insallah).
 
Ahmet Z.
29 August

katrinanin elinde makasi

acaba bu sefer ne yazsam diye dusunurken aklime huysuz vircin ve katrinanin elinde makasi sarkisi geldi. valla aynen oole oldu, katrina makasini aldi ve onune geleni bicti, gecti...
 
Hala tam olarak sehrin hangi bolegeleri su altinda hangi bolgeleri daha sansli konusunda bi bilgim yok. Kaldigim evde kablo tv olmadigi icin CNN turu kanallari izleyemiyorum. Belkide Turkiyedekilerin daha cok bilgisi vardir bi konuda.
 
Su anda tek yaptigimiz bi an once elektriklerin gelmesi ve sehre gidip zarari gormeyi beklemek. Beklemek herseyden daha cok sinir bozucu kesinlikle.
 
Az once okudugum forumlarin birinde benim yasadigim yer olan uptown ve garden district alanindaki tek zararin ruzgar oldugunu, su basmasi gibi bi durumun olmadigini okudum. Bu kesinlikle super bi haber ama hala ruzgarin evimin catisini ucurmus olma ihtimali var. en ust katta oturmanin zararlari olsa gerek...
 
Simdilik bu kadar.
 
Ahmet Z.
 

aamet zehir

Beruf
Foto 1 von 9
Weitere Alben (1)